Blogger tarafından desteklenmektedir.

A Piece of Passion In Life

    • Anasayfa
    • Sağlıklı Beslenme
    • 52 Hafta 52 Değİşİm
    • İyİ Yaşam
    • Tavsİyemdİr
    • _Okunma
    • _İzlenme
    Herkese Selam, 


    İnternet kullanımının yaygınlaşması ve sosyal medya mecralarının artmasıyla hepimizin birer telefon bağımlısı olduğu varsayılmaya başlandı. Nasıl ki bir şeyleri abarttığımızı düşündüğümüzde illa bir arınma seansına girmemiz ve etkilerinden kurtulmamız gerektiğine inanıyorsak sosyal medya için de aynı durum baki. Nasıl bir arınma peki bu? Biraz es verme, belki biraz nefes alma diyebiliriz. Kısacası Sosyal Medya Detoksu.. 

    Birer telefon bağımlısı mısınız? Bilmiyorum. Ama ben değilmişim, bunu öğrendim. Nasıl mı?

    Ani bir kararla önce Instagram hesabımı dondurdum, sonra da diğer tüm hesapların uygulamalarını telefonumdan kaldırdım ki elimin altında bulunmasın. Böylece bir hafta boyunca herhangi bir sosyal medya uygulaması kullanmadım. Teknolojiye dair diğer kullanımlarımı da sınırlandırmak isterdim fakat bunu çalışmadığım, iş yaşantıma ve sosyal yaşantıma ara verdiğim, herhangi bir tatil döneminde yapmak; günümüz şartlarında daha uygun olacak sanırım. 

    Bu detoks sırasında fark ettim ki sosyal medyanın, aslında hepimizin yakındığı sahteliğinden; göstermelik paylaşımlarından ve birbirinin kopyası içeriklerinden oldukça sıkılmışım. Ama asıl farkındalığım sosyal medyayı sadece işim gereği kullanmak zorunda olduğum. Blog yazmayı seviyorum fakat yazdığım içeriklerin birilerine ulaşması gerekiyor ki yazmak için kendimi perçinleyebileyim. Yazdıklarım birilerine ulaşsın ki hayatlarımızda ufak da olsa farklı pencereler açılsın. Bu yüzden bir bakıma iş olarak görüyorum sosyal medyayı. Nasıl ki çalıştığımız işlerden, sorumluluklarımızdan bunalıyorsak bunu da öyle düşünebilirsiniz. Kısacası demem o ki zaten anı, anda yaşayan, paylaşımların ve yaptığı etkileşimlerin farkında olarak sosyal medyayı kullandığımı bu süreçte anlamış oldum. Kim nerede ne yaptıdan ziyade bilinçli kullanmayı öğrenmek gerekiyor sanırım. Çünkü internet, bir sürü gereksiz bilginin arasında faydalı içeriklerin de varolduğu bir platform. İşte bu faydalı içerikleri bulabilmek ve takip edebilmek önemli. 




    Sosyal medya bağımlısı olmadığımı öğrendim ama peki ya şeker bağımlısıysam? 


    Yeni görev ☺


    10. Görev; 11.02.2019 - Şeker Detoksu



    Şekerin vücudumuza zarar verdiği hatta uyuşturucu bir madde olduğu şu dönemde oldukça duyduğumuz bir yargı. Bununla birlikte her bağımlılık gibi bu da tabii ki zararlı. O yediğimiz tatlılar, çikolatalar her ne kadar masum ve yemesi keyifli gibi görünse de vücudumuz kapalı bir mekanizma. İçeride ne olduğu dışarı yansımadığı sürece nelerin olup bittiği hakkında hiçbir fikrimiz yok. İşte bu etkiyi de sıfıra indirmemiz sadece isteğimizle sınırlı kaldığından dolayı ayda bir yapılacak detoksla etkisini azaltmak hatta soğumamıza vesile olmasını sağlamak oldukça mantıklı.

    Şekerle ve vücudumuza etkisi ile daha detaylı bilgi edinmek isteyenleri en sevdiğim belgesel olan That Sugar 'a yönlendirirken, başladığım şeker detoksuna son hızla devam ediyor olacağım. 

    Paketli tüm ürünlerden, içinde şeker olabilecek tüm yiyeceklerden uzak durarak bu hafta bir sınav vereceğim. Birçok kez şekersiz hayatı denedim fakat hep sonu hüsran oldu. Çünkü tatlıyla seviyeli bir ilişkimiz var. Ara ara abartarak her gün bir jelibon paketi bitirecek kadar seviyeli bir ilişkiden bahsediyorum. Bu yüzden bu detoks iyi gelecektir ki 1 hafta, 1 haftadır. 

    Her ne kadar şu an başağrısı ve gerginlik vücudumda kol gezse de denemeye değecek. 

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresini bırakmayı unutmayın!

    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!
    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    4. Daha Fazla Hareket!
    5. Plastik Poşete Hayır!
    6. Cebindeki Bozuklukları Kumbaraya At
    7. Günü Planla! 
    8. Her Güne Bir Kayıt!
    9. Sosyal Medya Detoksu
    Devamını Oku
    Herkese Selam,

    Blogu düzenli olarak takip edenlerinde(!) bildiği üzere Sağlıklı Yaşam etiketli hemen hemen tüm yazılar radikal bir karar verip beslenme düzenimi değiştirmeye karar verdiğim ve neler yapacağımla ilgiliydi. Fakat hiçte öyle olmadı. 3 gün başarılı olurken 4. gün pes edip eski düzenime geri döndüm. Bu da 'ben istikrarlı bir insan değilim' mantığını oluşturduğundan dolayı psikolojik olarak kendimi sorgulatmaya başladı.
    Sonuç olarak da aslında neyi, nasıl istediğimin önemli olduğunu fark ettim.



    Sanılanın aksine sağlıklı beslenmek ya da diyet yapmak zor değil. Zor sandığımız için korkuyoruz aslında başlamaktan.

    Mesela sağlıklı beslenmeye çalıştığım dönemler bana en zor gelen kısım ne yiyeceğimi bilememekti. En sevdiğim şeyler bile korkutucu görünürken, içim bir yandan da deli gibi onları yemek istiyordu. Ama bunun en kolay formülü Yiyeceklerini önceden hazırlamakmış. Bir gece önceden ertesi günün yiyecekleri hazırlamak, planlamak bizi olası bir ne yiyeceğim düşüncesinden kurtarırken, bir yandan da anlık gelen can çekme krizlerini kontrol altına almamıza yardımcı oluyor.

    Açken markete gittiğimde reyonlardaki tüm rafine ürünler üzerime atlıyor; 'beni al, beni al' diye. Düşen kan şekerimde onların en büyük destekçisi oluyor tabii. Bu durumda açken markete gitmemek ya da ara öğünler ile dengeyi sağlamak oldukça başarılı bir çözüm gibi görünüyor sanki 😊

    Açlık var, açlık var mesela. Sırf can sıkıntısına yemek yemek istediğiniz ya da bir şeyler atıştırdığınız olmuyor mu hiç? Benim çok oluyor, özellikle de işte zaman zaman o kadar çok sıkılıyorum ki 'ne yesem' diye aranıyorum. Aslında yemeğe sarılmak yerine mesela dışarı çıkıp hava alabilir, su içebilir, bitki çayı içebilir; gereksiz kalori yükü altına girmeyebilirim. Yani açlığımızı kontrol edebiliriz, hele ki duygusal açlıksa.



    Açlık kontrol edilebildiği gibi porsiyon kontrolü yapmak da elimizde aslında. Büyük tabak yerine küçük bir tabak kullanmak hem gözümüzün açlığını giderir hem de dozunda yememizi sağlar.

    Kilo vermek ya da istediğimiz bedene kavuşmak sadece beslenmeden ibaret değil, egzersiz yapmak da bir o kadar önemli. Bunu bilmeyen yoktur tabii ki ama ya egzersiz yapmayı sevmiyorsak?

    Aslında egzersiz yapmayı sevmemek diye bir şey yok, sevdiğin egzersizi bulamamak diye bir şey var.
    Bunu da deneye yanıla bulabiliriz.

    Ama bir de egzersiz yapmayı sevip yapmayanlar var ki ben gibi, zorlamaktan başka yapacak bir şey yok. 😊 21 gün zorlayıp, alışkanlık kazanmak önemli bir basamak olabilir, benim gibi tembeller için.



    Hayatta önemli olan hedef belirlemek ve hedefe giderken yaşadığımız zorluklar karşısında yılmamak derdim, ki öyle de ama gün içinde yaşadığımız yorgunluklar ne yazık ki bizde tükeniklik gibi sorunlara yol açıyor. Bu yüzden ne spora ne düzenli beslenmeye zaman kalmıyor. İşte böyle bir durumda da motivasyonumuzu belirlemek, bize bir düzen belirleme de yardımcı olabilir.

    Kilo vermek de sağlıklı beslenmek de yapabileceğimiz şeyler olup, kontrolleri elimizde..
    Sadece içimizde onun gücünü bulabilelim..

    Sevgiyle ve Sağlıkla Kalın 💖
    Devamını Oku
    Eskİ
    Yazılar

    Hakkımda

    Fotoğrafım
    Ayşe Baykal Girginkoç
    Hayat, ciddiye almak için çok kısa; keyif almak için çok uzun bence..
    Profilimin tamamını görüntüle

    Takİp Edİn

    • facebook
    • twitter
    • instagram

    En Son Yazılanlar

    E-Posta Gönderelim!

    * indicates required

    Arşİv

    • ▼  2022 (1)
      • ▼  Nisan 2022 (1)
        • Eskişehir Güzellemesi
    • ►  2019 (13)
      • ►  Mart 2019 (6)
      • ►  Şubat 2019 (3)
      • ►  Ocak 2019 (4)
    • ►  2018 (12)
      • ►  Aralık 2018 (6)
      • ►  Kasım 2018 (2)
      • ►  Eylül 2018 (1)
      • ►  Temmuz 2018 (1)
      • ►  Nisan 2018 (1)
      • ►  Ocak 2018 (1)
    • ►  2017 (12)
      • ►  Temmuz 2017 (1)
      • ►  Haziran 2017 (2)
      • ►  Mayıs 2017 (1)
      • ►  Mart 2017 (3)
      • ►  Şubat 2017 (4)
      • ►  Ocak 2017 (1)
    • ►  2016 (34)
      • ►  Aralık 2016 (2)
      • ►  Kasım 2016 (1)
      • ►  Ekim 2016 (4)
      • ►  Temmuz 2016 (4)
      • ►  Haziran 2016 (1)
      • ►  Mayıs 2016 (3)
      • ►  Nisan 2016 (4)
      • ►  Mart 2016 (4)
      • ►  Şubat 2016 (6)
      • ►  Ocak 2016 (5)
    • ►  2015 (4)
      • ►  Kasım 2015 (3)
      • ►  Ekim 2015 (1)

    İletİşİm Formu

    Ad

    E-posta *

    Mesaj *

    Son Okunanlar

    • 52 Hafta 52 Değişim - 1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    • Freddie VS Müslüm - Bu Bir His Savaşıdır!

    En Çok Okunanlar

    • 20li Yaşlarda Okunması Gereken 12 Kitap
    • Kaliteli Zaman ft. İyi İlişkiler!
    facebook Twitter instagram

    Created with by Ayşe Baykal | Distributed By A Piece of Passion in Life

    Back to top