Blogger tarafından desteklenmektedir.

A Piece of Passion In Life

    • Anasayfa
    • Sağlıklı Beslenme
    • 52 Hafta 52 Değİşİm
    • İyİ Yaşam
    • Tavsİyemdİr
    • _Okunma
    • _İzlenme
    Herkese Selam,

    Çocukluğumda, hemen hemen her akşam babam elinde defter devamlı yazardı. İmrenirdim ne yazdığını bilmeden. Biraz daha büyüdükçe anladım ki gün boyunca ne yaptığını, kimlerle ne görüştüğünü vs. yazarak güne not düşüyormuş. Şimdilerde bile dönüp baktığında o gün neler yaptığını, neler olduğunu anbean biliyor. Bir tür tarihe not düşüyor aslında. 

    Elim kalem tutmaya başladığından beri aynı şekilde güne not düşmeye başladım. Eskiden sadece günle ilgili not düşerken, şimdilerde güne dair hissettiklerimi yazıyorum. Kimseyle paylaşmak istemediğim, ki hepimizin içinde yaşadığı duygular mutlaka var, duyguları sadece bir kağıda ortak ediyorum. 

    Yeni görev geliyor... ☺

    14. Görev; 18.03.2019 - Güne Not Düş.



    Tek ihtiyacımız olan bir defter ve bir kalem. Bu anı daha da özelleştirmek tabii ki elimizde. Mesela şık bir defter ve bir dolma kalem ile kendimize verdiğimiz değeri arttırabiliriz ki bu durum bile iyi hissetmemizi sağlar. Yatmadan hemen önce güzel sakin bir müzik eşliğinde bırakalım da gün boyunca içimizde birikenler kağıda dökülsün. O gün neler yaşadığımızın, neler hissettiğimizin, nelerin gerçek, nelerin sahte olduğunun sorgulamasını yapalım. Bir gün sonrası daha güçlü gelecek. Çünkü yaşadığımız günden ve en önemlisi hissettiklerimizden birer ders çıkarıyor, nefesimizin farkına varıyoruz. Aldığımız nefesi fark edemeden yaşadığımız için her geçen günün nasıl geçtiğini, bize ne kattığını anlayamıyoruz. Durup düşünecek zamanı yaratmıyoruz. Güne düşeceğimiz her notla düşünecek zamanı yaratacağız. 

    3-4 cümle de olsa, bir paragraf da olsa mutlaka bir şeyler karalayın ve mümkünse teknolojik aletlerden uzak bir şekilde kağıt ve kalemle yapın. Kağıdı elinizin altında hissedin. Yazmak, en güzel terapi yollarından biri. Bu ücretsiz terapiyi uygulamak için neyi bekliyoruz ki!

    Hadi günlere not düşüyoruz ve nefesimizin farkına varıyoruz. 

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresinizi bırakmayı unutmayın!

    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!
    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    4. Daha Fazla Hareket!
    5. Plastik Poşete Hayır!
    6. Cebindeki Bozuklukları Kumbaraya At!
    7. Günü Planla! 
    8. Her Güne Bir Kayıt!
    9. Sosyal Medya Detoksu
    10. Şeker Detoksu
    11. Her Güne Bir Belgesel
    12. Şikayet Etmek Yok!
    13. Her Sabah Oil Pulling Yap

    Devamını Oku
    A Herkese Selam,

    Ağız sağlığı, vücut sağlığımız için önemli bir rol oynuyor. Çünkü ağız yoluyla aldığımız ve ağzımızda biriken her bakteri, bağışıklık sistemimize karşı bir düşman haline gelebiliyor. Kaldı ki kötü nefese karşı da biz düşman halindeyiz. Her ne kadar düzenli olarak diş kontrollerimizi yaptırsak da, fırça ve macun ayrılmaz bir parçamız olsa da sonuçta kimyasal kullanarak vücudumuzda bir şeyleri temizlemeye çalışmak çok mantıklı gelmiyor bana. 

    52 Hafta 52 Değişim kapsamında bence artık herkesin az buçuk aşina olduğu ama 'bu nedir?' diye düşündüğü bir görevden bahsetmek istiyorum. 

    13. Görev; 11.03.2019 - Her Sabah Oil Pulling Yap. 



    Oil Pulling!

    Türkçe karşılığı ağızda yağ çekme. Çekme fiilinden ziyade gezdirme daha doğru bir tabir olacaktır, aklınızda biraz fikir oluşturabilmek adına. Eski bir Hint inanışından gelen oil pulling, dişleri beyazlatmada, nefesi tazelemekte ve ağız sağlığını önemli bir ölçüde iyileştirmekte etkili. Aynı zamanda diş eti iltihabına da iyi geldiği söylenir. Bilimsel olarak dayanağı olmasa da alternatif tıpta önemli bir yere sahip. 

    Oil Pulling nasıl yapılıyor?

    Hindistan cevizi yağı, susam yağı, zeytinyağı, ayçiçek yağı gibi bitkisel kaynaklı yağlardan bir ölçek (bence bir tatlı kaşığı) alarak ağzımızda çalkalıyoruz aynı gargara yapar gibi. Yağ çekme durumu ise tam olarak bu noktada başlıyor çünkü yağı dişlerimizin arasından geçirmemiz gerekiyor ki her noktaya ulaşabilsin. Minimum 4-5 dakika, maksimum 15-20 dakika yapılabilir. İdeali ise 10 dakika. 
    Süre bittikten sonra direk lavaboya tükürmek yerine bir peçetenin üzerine tükürürsek doğaya da zarar vermemiş oluyoruz bu arada. 

    Sonrasında ise bolca ağzımızı çalkalıyoruz ki yağın etkisi azalsın. İsterseniz kimyasalı az bir macun ile dişlerinizi fırçalayabilirsiniz de ki ben fırçalamayı tercih ediyorum. 

    Oil Pullingin faydaları;

    - Dişlerin çürümesini tedavi eder, 
    - Ağız kokusunu önler, 
    - Diş etlerinin kanamasını engeller,
    - Boğaz kuruluğuna iyi gelir, 
    - Kalp sağlığını korur,
    - Çatlamış dudakları iyileştirir,
    - Akne tedavisinde etkilidir ve
    - Diş etleri ile çeneyi güçlendirir. 

    Daha sağlıklı bir nefes, daha beyaz dişler, daha az bakteri ve daha sağlıklı bir hayat mümkün. 

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresini bırakmayı unutmayın!


    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!
    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    4. Daha Fazla Hareket!
    5. Plastik Poşete Hayır!
    6. Cebindeki Bozuklukları Kumbaraya At
    7. Günü Planla! 
    8. Her Güne Bir Kayıt!
    9. Sosyal Medya Detoksu
    10. Şeker Detoksu
    11. Her Güne Bir Belgesel
    12. Şikayet Etmek Yok!
    Devamını Oku
    A Herkese Selam,

    Zaman zaman herkes mutsuz diye düşünüyorum. Herkes olmasa bile dışarıda öfkeli ve mutsuz bir kitle olduğu kesin. Hayat şartlarını düşününce aksi mümkün değil gibi. Kime başımı çevirsem bir şikayet ve bir söylenme durumu. Yorulduğumu hissediyorum ve farkına varmadan ben de kendimi bu akışa kaptırıyorum. Sizde de böyle olmuyor mu? Çevrenizdeki insanın kötü enerjisi size de geçmiyor mu? Geçmiyorsa eğer oldukça başarılı yöntemleriniz var demek ki çünkü kötü enerji resmen karabasan gibi sarıyor dört bir yanımızı.

    Ama bu gidişata bir 'DUR!' diyebiliriz bence. Demeliyiz de.

    Nasıl mı?



    12. Görev; 04.03.2019 - Şikayet Etmek Yok!

    Bu hafta yeni görev ile kötü enerjiden de etkilenmiyoruz, şikayet de etmiyoruz. Otobüs gelmedi diye söylenmiyoruz da gelmemesinin belki iyi bir sebebi vardır diyoruz. Önümüzdeki insan belki de yürümeyi bilmiyordur diyoruz yol ortasında durmasına sebep olarak. 

    Evren, iyi ve kötü üzerine kurulu. Her kötü olayda mutlak bir iyilik, her iyilikte mutlak bir kötülük mevcut. Bu yüzden yaşadığımız hiçbir şeyi tek yönlü yorumlamamalıyız. Önünde, ardında mutlaka göremediğimiz bir yan vardır. Yeter ki göremediğimiz yanın varlığına inanıp, öyle düşünelim, karar verelim. 

    Şikayet ettikçe hiçbir sorunu çözemeyeceğiz ve başta kendimiz olmak üzere başkalarına da kötü enerji yükleyerek sadece anın değil günün de kötü geçmesini sağlayacağız. Duygular bir kelebek etkisi gibidir. İletişim kursak da kurmasak da birbirimizin arasında gelir, gider. 

    Hayat, keyif alırsak güzel. 

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresini bırakmayı unutmayın!


    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!

    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    4. Daha Fazla Hareket!
    5. Plastik Poşete Hayır!
    6. Cebindeki Bozuklukları Kumbaraya At
    7. Günü Planla! 
    8. Her Güne Bir Kayıt!
    9. Sosyal Medya Detoksu
    10. Şeker Detoksu
    11. Her Güne Bir Belgesel
    Devamını Oku
    A Herkese Selam,

    Bu hafta yeni görevi duyururken öncesinde yazdığım geçen haftanın özetine, bir başarısızlık hikayesi eklemek istiyorum.

    10. hafta görevi olan şeker detoksunu başarılı bir şekilde sonuçlandıramadım. Bunun için çok geçerli sebeplerim vardı. Geçtiğimiz hafta, Sevgililer Günü haftası, işim sebebiyle gündemimdeydi ve sabahın çok erken saatlerinden neredeyse gece yarılarına kadar bilgisayar başında çalıştım. Bu yoğunluk arasında aslında bir detoks sürecinde olduğum aklıma bile gelmedi ve önüme konan ne varsa afiyetle tükettim. Bir de salı günü itibariyle faranjit olmam ve bu sürecin gribe çevirmesi derken hiç dinlenemeden, günlerin geçtiğini dahi fark edemeden, bir baktım pazar günü gelmiş.

    Sürpriz. İlk başarısızlık. 👊

    En son çalıştığım Amerikan menşeili firmanın iş prensibi şuydu; 'Sen neyi iyi yapabilirdin?'

    Bu prensip, ilk duyduğum günden çalıştığım 7. aya kadar hep sorgulamama sebep oldu. Çünkü özünde yatan tek şey, aslında bahanelere sığınmamak. Hepimiz özümüzde bahaneler üzerinden ilerliyoruz. Her an, her durumda bir bahanemiz var ve bu bahaneler hep dış kaynaklı. Peki ya bizim hiç mi suçumuz yok?

    Yukarıda sıraladığım bahanelerimde tek planlamadığım durum faranjit olmamdı. Çünkü bir sabah kalktım ve faranjittim. 14 Şubat haftasında geç saatlere kadar çalışmam gerektiğini aylar öncesinden biliyor ve ister istemez önüme yiyecek geleceğini de tahmin ediyordum. Yani kısacası detoks sürecini başarıyla tamamlamak isteseydim bahaneleri görmeyecektim. Kaldı ki hasta olmamla şeker tüketmememin bir alakası olmadığı gibi tüketmediğim durumda daha çabuk bile iyileşebilirdim.


    10. görevi bir bakıma bile isteye tamamlamamış ve bahanelere sığınmayı tercih etmiş bulunmaktayım.
    Günah çıkardığıma göre yeni göreve geçelim mi?

    11. Görev; 18.02.2019 - Her Güne Bir Belgesel

    Geçtiğimiz görev yazısında  That Sugar belgeselinden bahsedince belgesel izlemenin genel kültüre olan etkisini bir kere daha hatırladım. Çünkü bambaşka konularda bilgi sahibi olabiliyorken televizyon izlerken geçirdiğiniz vakti değerli kılabiliyorsunuz.

    Doğru bilgiye ulaşabilmek her geçen gün daha da zor hale geliyor. Bu durumda bilgi edinmek için tek bir kaynağa bağlı kalmak yerine birden çok ve birbirinden farklı görüşlerdeki kaynaklara bakmak her daim daha mantıklı geliyor bana doğru bir bakış açısı için. Çünkü aldığımız her bilgiye körü körüne inanmak yerine bir filtreleme özelliğine sahip olmamıza imkan sağlamış oluyor. Bu yüzden de oturup televizyondaki mantık dışı dizilerimizi izlemek yerine akşamlarımıza neden bir renk katıp daha faydalı ve bilinçli zamanlar geçirmeyelim ki!

    Bu hafta her akşam bir belgesel izleyeceğim, önceliğim ise Oscar'a aday belgeseller.

    Mesela, ilk izlemek istediklerimden biri RBG. Yüksek Yargıç Ruth Bader Ginsburg'ün konu olduğu belgeselde, kadın hakları ve cinsiyet ayrımcılığına karşı mücadelesi anlatılıyor. 

    Var mı izlememi önerebileceğiniz belgeseller, yorumlarda buluşsak?


    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresini bırakmayı unutmayın!


    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!

    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    4. Daha Fazla Hareket!
    5. Plastik Poşete Hayır!
    6. Cebindeki Bozuklukları Kumbaraya At
    7. Günü Planla! 
    8. Her Güne Bir Kayıt!
    9. Sosyal Medya Detoksu
    10. Şeker Detoksu
    Devamını Oku
    Herkese Selam, 


    İnternet kullanımının yaygınlaşması ve sosyal medya mecralarının artmasıyla hepimizin birer telefon bağımlısı olduğu varsayılmaya başlandı. Nasıl ki bir şeyleri abarttığımızı düşündüğümüzde illa bir arınma seansına girmemiz ve etkilerinden kurtulmamız gerektiğine inanıyorsak sosyal medya için de aynı durum baki. Nasıl bir arınma peki bu? Biraz es verme, belki biraz nefes alma diyebiliriz. Kısacası Sosyal Medya Detoksu.. 

    Birer telefon bağımlısı mısınız? Bilmiyorum. Ama ben değilmişim, bunu öğrendim. Nasıl mı?

    Ani bir kararla önce Instagram hesabımı dondurdum, sonra da diğer tüm hesapların uygulamalarını telefonumdan kaldırdım ki elimin altında bulunmasın. Böylece bir hafta boyunca herhangi bir sosyal medya uygulaması kullanmadım. Teknolojiye dair diğer kullanımlarımı da sınırlandırmak isterdim fakat bunu çalışmadığım, iş yaşantıma ve sosyal yaşantıma ara verdiğim, herhangi bir tatil döneminde yapmak; günümüz şartlarında daha uygun olacak sanırım. 

    Bu detoks sırasında fark ettim ki sosyal medyanın, aslında hepimizin yakındığı sahteliğinden; göstermelik paylaşımlarından ve birbirinin kopyası içeriklerinden oldukça sıkılmışım. Ama asıl farkındalığım sosyal medyayı sadece işim gereği kullanmak zorunda olduğum. Blog yazmayı seviyorum fakat yazdığım içeriklerin birilerine ulaşması gerekiyor ki yazmak için kendimi perçinleyebileyim. Yazdıklarım birilerine ulaşsın ki hayatlarımızda ufak da olsa farklı pencereler açılsın. Bu yüzden bir bakıma iş olarak görüyorum sosyal medyayı. Nasıl ki çalıştığımız işlerden, sorumluluklarımızdan bunalıyorsak bunu da öyle düşünebilirsiniz. Kısacası demem o ki zaten anı, anda yaşayan, paylaşımların ve yaptığı etkileşimlerin farkında olarak sosyal medyayı kullandığımı bu süreçte anlamış oldum. Kim nerede ne yaptıdan ziyade bilinçli kullanmayı öğrenmek gerekiyor sanırım. Çünkü internet, bir sürü gereksiz bilginin arasında faydalı içeriklerin de varolduğu bir platform. İşte bu faydalı içerikleri bulabilmek ve takip edebilmek önemli. 




    Sosyal medya bağımlısı olmadığımı öğrendim ama peki ya şeker bağımlısıysam? 


    Yeni görev ☺


    10. Görev; 11.02.2019 - Şeker Detoksu



    Şekerin vücudumuza zarar verdiği hatta uyuşturucu bir madde olduğu şu dönemde oldukça duyduğumuz bir yargı. Bununla birlikte her bağımlılık gibi bu da tabii ki zararlı. O yediğimiz tatlılar, çikolatalar her ne kadar masum ve yemesi keyifli gibi görünse de vücudumuz kapalı bir mekanizma. İçeride ne olduğu dışarı yansımadığı sürece nelerin olup bittiği hakkında hiçbir fikrimiz yok. İşte bu etkiyi de sıfıra indirmemiz sadece isteğimizle sınırlı kaldığından dolayı ayda bir yapılacak detoksla etkisini azaltmak hatta soğumamıza vesile olmasını sağlamak oldukça mantıklı.

    Şekerle ve vücudumuza etkisi ile daha detaylı bilgi edinmek isteyenleri en sevdiğim belgesel olan That Sugar 'a yönlendirirken, başladığım şeker detoksuna son hızla devam ediyor olacağım. 

    Paketli tüm ürünlerden, içinde şeker olabilecek tüm yiyeceklerden uzak durarak bu hafta bir sınav vereceğim. Birçok kez şekersiz hayatı denedim fakat hep sonu hüsran oldu. Çünkü tatlıyla seviyeli bir ilişkimiz var. Ara ara abartarak her gün bir jelibon paketi bitirecek kadar seviyeli bir ilişkiden bahsediyorum. Bu yüzden bu detoks iyi gelecektir ki 1 hafta, 1 haftadır. 

    Her ne kadar şu an başağrısı ve gerginlik vücudumda kol gezse de denemeye değecek. 

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresini bırakmayı unutmayın!

    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!
    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    4. Daha Fazla Hareket!
    5. Plastik Poşete Hayır!
    6. Cebindeki Bozuklukları Kumbaraya At
    7. Günü Planla! 
    8. Her Güne Bir Kayıt!
    9. Sosyal Medya Detoksu
    Devamını Oku
    A Herkese Selam,

    Siz bu yazıyı okumaya başladığınızda ben detoksu bitirmiş oluyorum. Çünkü sosyal medya kullanmadığım için herhangi bir sosyal medya platformunda da paylaşılmadı.

    Geçen hafta podcast ve TED videolarına bakarken fark ettim ki sosyal medyada çok fazla vakit harcıyorum. Gerek işimden dolayı gerek kendi tercihim derken, günde minimum 2 saatimi telefonda geçiriyorum. Bu durum beni artık çok rahatsız etmeye başladı. Bir yandan da sürekli aynı paylaşımları, birbirini taklit eden insanları görmek artık bunaltmıştı.

    Anlık bir kararla yeni haftanın görevini belirlemiş oldum ☺



    9. Görev; 28.01.2019 - Sosyal Medya Detoksu

    Instagram profilimi dondurdum ve aktif kullandığım Facebook, Twitter uygulamalarıyla beraber telefondan kaldırdım. Telefonu elime her alışımda otomatik olarak sosyal medya klasörüne ilerlesem de eksikliğini hissetmedim. Yapılacaklar listemi epey hafiflettim. İzlediğim dizide oldukça ilerledim ve uzun bir süredir okuyamadığım kadar çok sayfa kitap okudum. Yine de bitiremedim ama bu da bir adımdır dedim. 

    Asıl fark ettiğim ise sıkıntılı biraz da stresli bir hafta geçirmiş olmama rağmen düşük dozda mutsuz hissettim kendimi. Genel olarak keyfim yerindeydi ve kimin ne yaptığını merak etmedim. Telefonumun varlığını bile hissetmedim. 

    Anı yaşamayı, hissettiklerimi kontrol etmeyi, merakımı farklı yönlere kaydırmayı ve yapmacıklıktan uzaklaşabilmeyi öğrendim. 

    Mutlaka bir haftada olsa deneyin!

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresini bırakmayı unutmayın!

    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!
    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    4. Daha Fazla Hareket!
    5. Plastik Poşete Hayır!
    6. Cebindeki Bozuklukları Kumbaraya At
    7. Günü Planla! 
    8. Her Güne Bir Kayıt!
    Devamını Oku
    A Herkese Selam,

    İki aydır düzenli bir şekilde değişim yazıları yazıyorum. 52 haftada hayatımda büyük şeyler değişiyor mu bilmiyorum ama bu bile bir istikrar sağladığımın kanıtı. 

    Geçen haftanın görevi ile yapmam gereken işleri az biraz da olsa düzene sokup, hafiflettim. Bu yüzden her güne başlarken ufak bir yapılacaklar listesi oluşturuyorum. Bazen daha ayrıntılı, bazen daha üstünkörü. Ama ne yapmam gerektiğini bildiğim için günümü rahatlatıyor. Mesela yapmam gereken çok iş olduğu için kendimi her daim gergin hissediyordum ve bu yüzden ne kitap okuyabiliyor ne de bir şeyler seyredebiliyordum. Ama pazar gününü ardarda 5 bölüm Gilmore Girls izleyerek geçirdim ki hiç rahatsızlık duymadan. 

    Yeni haftaya başlarken kendimi biraz daha geliştirmek istiyorum artık. Mesela müzik dinlemeyi seviyorum ama Spoify'da devamlı aynı şarkıları dinlemekten bunaldım. Radyo dinlemek ise her an ruhumu doyurmayabiliyor. Birkaç ay önce podcast dinlemeye başlamıştım. 




    Podcast nedir derseniz? Podcasting, çoğunlukla dizi halindeki dijital medya ürünlerinin internet üzerinden -genellikle feed yoluyla- bilgisayar ve taşınabilir cihazlara indirilebilecek şekilde yayınlanması. Bu şekilde indirilmiş dosyalara ise podcast denir. 

    Yani artık sabah işe giderken ya da işten dönerken, trafikte geçen zamanı daha anlamlı hale getireceğim. 

    Yeni görev geliyor!

    8. Görev; 21.01.2019 - Her Güne Bir Kayıt!


    Dinleti olarak adlandırdım ama bu bir podcast de olabilir TED konuşması da olabilir. Hatta TED konuşmalarına yönelmek istiyorsanız bu yazıdakilere mutlaka bakın derim. 
    Her gün bir podcast ya da TED konuşması ile yeni bir şey öğrenip, yeni bir farkındalık kazanacağım. Bu şekilde zamanı daha etkili kullanabileceğimi de düşünmüyor değilim. Ayrıca İngilizce konuşmaları dinlemek, kulak aşinalığı sağlayacağı için her gün pratik yapamayan biri için güzel bir deneme olacaktır. 

    Podcast dinleyebilmek için özel uygulamalar indirmeniz gerektiği gibi telefonunuzda Spotify varsa oradakilere de bakabilirsiniz. 
    iPhone kullanıcılarının özel bir uygulama indirmesine gerek yok eğer silmediyseniz, telefonunuzda zaten yüklü olması lazım ama Android kullanıcıları için Castbox uygulaması ile çok güzel podcastler dinleyebilirsiniz. 

    - Annemin Plakları
    - Girişimci Muhabbeti
    - The Documentary
    - Filozofun Yolu 

    gibi kayıtlar benim severek dinlediklerim. Varsa sizin de önerileriniz yorumlarda buluşalım. 

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresini bırakmayı unutmayın!

    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!
    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    4. Daha Fazla Hareket!
    5. Plastik Poşete Hayır!
    6. Cebindeki Bozuklukları Kumbaraya At
    7. Günü Planla! 



    Devamını Oku
    Herkese Selam,

    Bu hafta oldukça kazançlı bir görevi sonlandırıyorum. Tabii ki devam ediyor olacağım çünkü kenarda biriken su damlalarının göle dönüştüğünü görmek oldukça keyifli. Biriken parayla online bir eğitim de satın alabilirim yeni bir deneyim de. Henüz karar vermedim fakat boşa harcamak yerine kendimi artıya çevirmiş oldum.

    Sonlandırıyorum dedim çünkü yeni bir göreve başlayacağım yarın itibariyle.

    Zamanı yönetememek hepimizin en temel sorunu haline gelmeye başladı teknolojinin hayatımıza daha çok adapte olmasıyla beraber. Hem iş hayatımla hem kendi işlerimle hem de blogla ilgileneyim derken hiçbir şeye yetişemiyorum. Yapılacaklar listesi dağ gibi olurken ya elim telefonda kalakalıyorum ya da bir madde bile eksiltemeden gün bitmiş oluyor. Yalnız olmadığımı biliyorum çünkü hepimiz aslında yapmak istediğimiz işler yerine bambaşka şeylere vakit harcarken buluyoruz kendimizi. Bu yüzden de artık günlük bir yapılacaklar listesi oluşturup önce onları bitirip sonrasında kendime kalan vaktin keyfini çıkaracağım.



    Hazır mıyız yeni görev geliyor ☺

    7. Görev; 14.01.2019 - Günü Planla!

    Her sabah 10 - 15 dakikalık bir süreçte kahvemi içerken, günü planlayacağım. Zor maddeden kolayına doğru ve aciliyetine göre sıralayacağım. Yetiştiremeyeceğim şekilde hepsini aynı güne de sığdırmaya çalışmadan, dozunda bir yapılacaklar listesi ile günü planlayacağım. 
    Yapılacaklar listesindeki maddeler üzerine çalışırken, diğer hiçbir iş ile ilgilenmeyeceğim ki yarıda kalmasın. Bu nasıl olacak peki? Maddeler üzerine yoğunlaştığımda dikkatimi dağıtan ne varsa o engelleri ortadan kaldıracağım. Mesele telefonumsa dikkatimi dağıtan, sessize alacağım, bildirimlerimi kapatacağım.

    Yeni bir göreve aynı heyecanla hazırım.

    Zamanı daha iyi yönetebilirsem, kendime ve planladıklarıma daha çok vakit ayırabilirim.

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresini bırakmayı unutmayın!

    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!
    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    4. Daha Fazla Hareket!
    5. Plastik Poşete Hayır!
    6. Cebindeki Bozuklukları Kumbaraya At

    Devamını Oku
    Herkese Selam,

    Plastik poşet kullanımıyla ilgili görev oldukça başarılı olup, en sevdiğim görevlerden biri oldu. Çünkü hem uygulaması benim için kolaydı hem de faydalı bir şey yaptım gelecek için. Evet, çok büyük çapta bir şey değildi fakat etkiliydi. Kaldı ki bir şeyleri değiştirmek istiyorsak kendimizden başlamamız gerektiğini artık biliyoruz.

    Yeni yılla beraber biraz birikim yapmak istiyorum. Fakat bunca yıl bunu hiç başaramadım. Hep başlayıp biriktirdiklerimi markette abur cubura harcadım. Sırf gereksiz harcamalarımdan kaçınıp sonrasında faydalı şeylere harcamak istediğim için bu yıl bir kumbara edindim.



    Ve evet 6. Görev geliyor ☺

    6. Görev; 07.01.2019 - Cebindeki Bozuklukları Kumbaraya At!

    Bu hafta ve bundan sonrasında para biriktirme konusunda daha emin adımlar atabilmem bu görevi başarıyla bitirmem de yatıyor. Bu hafta boyunca cebimdeki tüm bozuklukları kumbaraya atacağım. Yoksa da cebimdeki en bozuk para hangisiyse onu kumbara ile buluşturacağım ki bahanem olmasın.

    Biriktirdikten sonra harcamayı hedeflediğim bir durum yok. Ama daha çoğu hedefleme gibi bir planım var. Çünkü ne kadar çok olursa biliyorum ki biriktirmek için gereksiz harcamalarımı daha çok keseceğim ve birikimi daha faydalı bir hayale dönüştüreceğim.

    Hayallerimiz olmasa bu kadar tutkuyla bağlanıbilir miyiz acaba hayata?

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresini bırakmayı unutmayın!

    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!
    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    4. Daha Fazla Hareket!
    5. Plastik Poşete Hayır!


    Devamını Oku
    Herkese Selam,

    Geçtiğimiz hafta bir parçada olsa hayatıma kattığım hareketle az buçuk vücudumu çalıştırdım. Fakat yetmediğini fark edip yeni gelen seneyle beraber hayatıma sporu daha fazla entegre etmeye karar verdim.
    Bazen farkında olabilmemiz için sadece bir adım atmamız gerekiyor.

    Birkaç ay önce başka bir adım daha atıldı. Aslında adımı atanların amacının iyi olduğunu düşünmesem de sağlayacağı faydalar oldukça etkili. Ne diyor bu kız?

    5. görevden bahsediyorum ☺



    5. Görev; 31.12.2018 - Plastik Poşete Hayır!

    Devlet tarafından paralı hale gelen plastik poşetlerin doğaya verdiği zararı bilmeyenimiz yok fakat kendimizi ikna etme noktasında oldukça zorlanıyoruz. Aynı şekerin vücudumuza verdiği zararı bilmemiz ve kullanmaya devam etmemiz gibi.. Çünkü bedava ve her an elimizin altında olması işimize geliyor. Ama artık bir bedel ödeyeceğimiz için eskisi kadar hunharca kullanamayacağız. Bu da tüketimini yarı yarıya azaltacak. Doğa için ufak bir adım atmış olacağız.

    Zaten bir süredir hayatıma entegre etmeye çalıştığım konuyu bu hafta tamamen kesip atıyorum ve poşet kullanımıma 'dur!' diyorum.  Yanımda taşıyacağım bez çanta mutlaka işimi görecektir. Yoksa da kadınlar olarak zaten büyük çantalar kullanmıyoruz muyuz? 🙈

    Birey olarak kendime olduğu kadar içinde yaşadığım doğaya da özen göstermem gerekiyor ki bu dünyanın tek sahibi değilim.

    Sevgiyle ve Sağlıkla kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresini bırakmayı unutmayın!

    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!
    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    4. Daha Fazla Hareket!

    Devamını Oku
    Herkese Selam,

    Geçen hafta günde 25 sayfa ile bir kitap bitirip yeni bir kitaba başladım. 175 sayfa ile değil tabii ki ama bitirmek üzere olduğum için yeni bir tanesine başlama imkanım oldu. Yani aslında kitap okuyacak vaktim var da ben o vakti telefonda değerlendiriyormuşum. Farkındalık yarattım kendi içimde. Gerçekten tahmin ettiğimden kolay oldu. Tek yapmam gereken yatmadan önce kendimi telefona mahkum edip Instagram üzerinde gezinip; kim, nerede, ne yapmış gibi 5N1K sorularına cevap vermekten yorgun düşmektense kitap içinde belli başlı karakterlerin en azından yazılan yani bir bakıma gerçek olan hikayelerine dalıyorum. Ki hayatımızın en büyük gerçeği olarak 'tercihlerimi değiştirerek hayatımı yönetiyorum'


    Kısacası 52 Hafta 52 Değişim etkisini gösteriyor. Evet hala ve hala su içmek için kendimi zorlamam gerekiyor tam olarak istediğim etkiye ulaşamadı ama çabalarım sürüyor. 2019'da düzenli olarak su içeceğime inancım tam. Haftasonları uyku düzenim biraz sapıtsa da gece yarılarına kadar çalışmaktan yine de erken kalkıyorum. Her gün 6'da gözlerimi açıyorum diyemem ama kendime ve işlerime zaman ayırabiliyorum.

    4. Hafta ile ilk ayı tamamlamaya başlarken bu hafta artık bir tık hareketlenelim istiyorum.

    4. Görev; 24.12.2018 - Daha Fazla Hareket!

    Her gün bir dakika plank yapmaya var mısınız?

    Ben varım. Zira karın kaslarım çalışsa, bir tık kuvvetlense, oturmaktan varlığını unuttuklarım ben burdayım dese bence iyi olur. Eğer bu haftayı başarıyla atlatırsak sonrası 15 dakika plankla gelecek. ☺

    Plank nedir derseniz?

    Spor eğitmeni değilim, olabilecek düzeyde de değilim. Kaldı ki olabilmem için de aşağı yukarı 20 kilodan fazla vermem gerekiyor. Bu yüzden siz yaparken yine de kendinize dikkat ederek yapın ve eğer boyun fıtığı, bel fıtığı gibi rahatsızlıklarınız varsa hiç yapmayıp deneme isteğinizi başka bir haftaya saklayın.

    Sağlıkla ve sevgiyle kalın ❤

    Bir de blogta kalmak ve yazılardan haberdar olmak için yandaki 'E-Mail Gönderelim' kutucuğuna mail adresini bırakmayı unutmayın!

    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    2. Günü Erken Karşıla!
    3. 25 Sayfa Kitap Oku!
    Devamını Oku
    Herkese Merhaba,

    52 haftalık sürecin 3. haftasına başladık.

    Bu iki haftalık süreçte suyun ruhuma, bedenime ve bana ne kadar iyi geldiğini farkedip; erken kalkarak kendime daha çok zaman yarattım. Sürdürebilir bir hale gelmesi tabii ki de bir haftada olmuyor fakat zamanı yönetebilmek elimde, elimizde!

    Aklıma her gelişinde su içmek gibi ya da alarmımın hep 6:00'a kurulu olması gibi, küçük ama etkili şeyler. Birkaç küçük hareket aslında baktığımızda, ama hayatımızda büyük değişikliklere sebep oluyor.

    Geçen hafta 6'da kalktığım süre boyunca hem rahat rahat hazırlanarak işe gittim hem de kendime bolca vakit ayırdım. Düzenli paylaşım yaptım, kitabımı bitirdim ve kahvaltısız evden çıkmadım. Yolda aldığım poğaçaya her gün 2 TL vermediğim için de 10 TL kâr edip bunu kumbarama attım.

    Küçük ama etkili adımlar atmış oldum.



    3. Görev; 17.12.2018 - 25 Sayfa Kitap Oku!

    Sene başında 2 ayda 12 kitap bitirerek yıla muhteşem bir başlangıç yapmıştım. Fakat yılın sonuna doğru gerek yaşam şartlarım gerek tercihlerim sonucu neredeyse 1 ayda 1 kitaba kadar geriledim. Halbuki yılın başındaki de aynı kişiydi, şimdiki de.
    Yaşam şartlarıma etki edebilmem mümkün değil şu an için ki etmemi gerektiren bir durumda yok çok şükür. Fakat tercihlerimi değiştirebilirim. Her akşam yatarken telefona bakmak yerine kitap okuyabilirim. Sabahları otobüste Instagram'da dolaşmak yerine kitap sayfalarında kaybolabilirim.
    Her gün okunan 25 sayfa ayda 750 sayfaya denk geliyor. Bu da ortalama ayda 2-4 kitap yapıyor. Yılda ise 9000 sayfa ile 30-40 kitaba tekabul ediyor.

    Yine güzel ve kolay bir hesap farkındayım. Pratiğe dökmek de öyle.

    Bu hafta içinde bu yıl okuduğum kitaplardan da bahseceğim bir yazı gelecek buraya ki hepimiz bir iştahlanalım ☺

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤
    Devamını Oku
    Herkese Merhaba,

    Geçen hafta başladığımız 52 Hafta 52 Değişim programında ilk görev başarıyla sonuçlandı. Alışkanlığa dönüştü mü derseniz, net bir şey söyleyemem fakat biraz etkili oldu. Bu haftada aynı şekilde su içmeye devam.

    Yarın yeni bir görev zamanı.

    2. görev; 10.12.2018 - Günü erken karşıla!

    Hepimizin uykuya düşkünlüğü belli fakat ne kadar geç kalkarsam o kadar suçluluk duyuyorum. Çünkü günü öldürüyormuşum gibi hissediyorum. Yapacak bir sürü şey olunca aklımda, yatakta geçen süre oldukça gereksiz geliyor ki gerçekten uykuyu çok seven biriyim. Yaşadığım her şeyin uyuyunca geçeceğine inanırım. Ama bu gereksiz olduğunu düşünmeme engel değil. Erken kalktıkça hallettiğim işlerin haddi hesabı yok. Özellikle bir yandan çalışıp, bir yandan da hobinizi geliştirmeye çalışıyorsanız ikisine birden normal bir düzende zaman ayırabilmek mümkün olmuyor. Bu yüzden de vazgeçmem gereken şeyin uyku olduğunu, 12-6 saatleri arasında uyuduğumda da vücudumun salgılaması gereken hormonları salgılayacağını biliyorum. Normal şartlarda işe gitmek için 07:20'de yataktan çıkmam gerekiyor ki ben bunu erteleye erteleye 07:40'a dayıyorum. 15 dakika içinde fırlayıp, alelacele evden çıkıyorum. Bu durumda da ne kahvaltı yapabiliyorum ne de vücudumu uyku halinden çıkarabiliyorum. Yolda aldığım bir poğaça da vicdan azabı olarak geri dönüyor. Velhasıl 6:00'da kalkarak kendime 80 dakika ayırmış oluyorum. 7x80 dersek de 560 dakika  = 9 saat 20 dakika kazanmış oluyorum ki bu da hemen hemen bir mesai saatine eşit. Ortalama bir hesap yaptım. Hal böyle olunca da bu haftaki yeni görev için oldukça heyecanlıyım. ☺



    Tamam erken kalkacağım ama ne yapacağım? Sabah uyanır uyanmaz bir süre yaptığım oil pulling ve elma sirkeli su içme durumuna devam edeceğim. Bunları yaptığım için tıkanıp, kısacık sürede kahvaltı yapamıyordum doğal olarak. Midemi sakinleştirip kahvaltı yapacağım ki gün içindeki zararlı atıştırmaların önüne geçebileyim. Bu sürede kitaplarımı bitirebilir, sosyal medya paylaşımlarımı düzenleyebilir ya da bitiremediğim işlere devam edebilirim. Kendime ayırabileceğim koca bir zaman dilimi ki spor bile yapabilirim de evin tüm halkını uyandırmak istemem. ☺

    Yeni göreve hazırım ve biliyorum ki siz de zamanla bana eşlik edeceksiniz.

    Hayatımızı hep beraber bir düzene sokacağız ve mutlu birer birey olacağız.

    Sevgiyle ve sağlıkla kalın ❤


    1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    Devamını Oku
    Eskİ
    Yazılar

    Hakkımda

    Fotoğrafım
    Ayşe Baykal Girginkoç
    Hayat, ciddiye almak için çok kısa; keyif almak için çok uzun bence..
    Profilimin tamamını görüntüle

    Takİp Edİn

    • facebook
    • twitter
    • instagram

    En Son Yazılanlar

    E-Posta Gönderelim!

    * indicates required

    Arşİv

    • ▼  2022 (1)
      • ▼  Nisan 2022 (1)
        • Eskişehir Güzellemesi
    • ►  2019 (13)
      • ►  Mart 2019 (6)
      • ►  Şubat 2019 (3)
      • ►  Ocak 2019 (4)
    • ►  2018 (12)
      • ►  Aralık 2018 (6)
      • ►  Kasım 2018 (2)
      • ►  Eylül 2018 (1)
      • ►  Temmuz 2018 (1)
      • ►  Nisan 2018 (1)
      • ►  Ocak 2018 (1)
    • ►  2017 (12)
      • ►  Temmuz 2017 (1)
      • ►  Haziran 2017 (2)
      • ►  Mayıs 2017 (1)
      • ►  Mart 2017 (3)
      • ►  Şubat 2017 (4)
      • ►  Ocak 2017 (1)
    • ►  2016 (34)
      • ►  Aralık 2016 (2)
      • ►  Kasım 2016 (1)
      • ►  Ekim 2016 (4)
      • ►  Temmuz 2016 (4)
      • ►  Haziran 2016 (1)
      • ►  Mayıs 2016 (3)
      • ►  Nisan 2016 (4)
      • ►  Mart 2016 (4)
      • ►  Şubat 2016 (6)
      • ►  Ocak 2016 (5)
    • ►  2015 (4)
      • ►  Kasım 2015 (3)
      • ►  Ekim 2015 (1)

    İletİşİm Formu

    Ad

    E-posta *

    Mesaj *

    Son Okunanlar

    • 52 Hafta 52 Değişim - 1. Her Gün İhtiyacın Olan Suyu İç!
    • Freddie VS Müslüm - Bu Bir His Savaşıdır!

    En Çok Okunanlar

    • 20li Yaşlarda Okunması Gereken 12 Kitap
    • Kaliteli Zaman ft. İyi İlişkiler!
    facebook Twitter instagram

    Created with by Ayşe Baykal | Distributed By A Piece of Passion in Life

    Back to top